Üçüncü Gözünüzü Açmak İçin Bir Başlangıç ​​Kılavuzu

Daha yüksek bir algı durumuna ulaşmak, dünyayı ve etrafınızdaki şeyleri daha önce hiç olmadığı kadar görmek ister misiniz?

Manevi potansiyelinize ve aydınlanmış bir duruma ulaşmak istiyorsanız, üçüncü gözünüzü nasıl açacağınızı öğrenmek başlamak için iyi bir yoldur.

Ancak, üçüncü gözle ilgili çok fazla gizem vardır. Nedir ve ne işe yarar? Gerçekten açabiliyor musunuz? Eğer öyleyse, nasıl açılır?

Burada üçüncü gözünüzü nasıl açacağınızla ilgili bilmeniz gereken her şeyi inceleyelim.

Üçüncü Göz Nedir?

Eski zamanlardan bu yana, medeniyetler her türlü kültürde üçüncü göze saygı duymaktadır.

Üçüncü göz yaşamın zorluklarıyla başa çıkma yeteneğini temsil eden, manevi bir sembol olarak görülür.

Derin bir şekilde konsantre olduğunuzda açıkça algılayabileceğiniz ve görebileceğiniz bir şeydir. Bu noktada düzenli olarak meditasyon yaparsanız üçüncü gözünüz yüksek frekansta ortaya çıkacaktır.

Üçüncü gözü aydınlanmış bir zihin ve bilinç durumuna açılan bir pencere olarak duymuş olabilirsiniz. Üçüncü göz dünyayı farklı bir şekilde algılamanıza izin verir.

3. göz, epifiz bezi olarak da bilinir ve ilahi aleme girmek için giriş kapınızdır.

Üçüncü gözünüz açıldığında, açık bir içgörüye, açık fikirliliğe, içsel bilgeliğiniz ve sezginizle güçlü bir bağlantıya ve entelektüel dengeye sahip olmaya başlayacaksınız.

Birçok insan ruhsal doyumu elde etmenin ya da kendilerini iyileştirmenin bir yolu olarak üçüncü gözlerini açmaya çalışır.

3. göz çakranızı açmak hemen hemen herkes için, daha mutlu, daha huzurlu ve tatmin edici bir hayata kapı açar.

Üçüncü Gözünüzü Açma

Üçüncü gözünüzü açmak bir gecede olacak bir şey değildir. Ancak, bu adımları dikkatle izleyip uygulayarak ilerlemeye başladığınızı fark edeceksiniz.

Epifiz bezinizi açmanın üç ana aşaması vardır ve bu videoda her birini birer birer ele alacağız.

1. Aşama: Üçüncü Gözünüzü Açmak İçin Meditasyondan Yararlanın

Üçüncü Gözünüzü Bulun

İlk olarak üçüncü göz çakranızı bularak başlamalısınız. Çakralar vücudunuzun enerji merkezleridir – omurganızdan aşağıya inen enerji makaralarıdır.

Yedi çakranız var ve her biri ruhsal, fiziksel ve zihinsel sağlığınızın farklı bir yönüne karşılık geliyor.

Üçüncü göz çakranız altıncı çakradır. İki kaşınızın arasında ve burnunuzun köprüsünün hemen üstünde bulunur.

Meditasyon yaptığınızda, zihninizi bu çakraya odaklamak istersiniz, çünkü açmak istediğiniz şey budur. Unutmayın ki, üçüncü gözünüz dünyayı daha net görmenize yardımcı olacaktır.

Rahat Olduğunuz Bir Yer Bulun

Meditasyon, üçüncü gözünüzü açmanıza yardımcı olacak en iyi araçlardan biridir.

Düşüncelerinizde daha bilinçli olarak, üçüncü gözün ilişkili olduğu zihinsel netliğe daha iyi erişebilirsiniz.

Meditasyonun birincil amacı, zihninizin tek bir nesneye veya düşünceye odaklanmasına izin vermektir.

Kendinizi rahat hissedeceğiniz ortamı seçmek oldukça önemlidir. Sizin için bu, doğada veya kendinizi rahat hissedebileceğiniz sessiz bir odada olabilir.

Duruşunuzu Ayarlayın

Bu süreçte bedeninizle zihniniz arasındaki bağlantı çok önemlidir. Vücudunuz ne kadar rahat olursa, nesneye odaklanmanız veya meditasyonunuzu düşünmeniz o kadar kolay olur.

Meditasyonu uygularken bağdaş kurarak oturmanız daha başarılı sonuçlar elde etmenize yardımcı olacaktır. Bir minder kullanmak bunu daha rahat hale getirmeye yardımcı olabilir.

Yine de bir sandalyede oturmaya alışkınsanız, yere oturmaya alışmak için kendinize her gün zaman ayırın. Zamanla, meditasyona odaklanmak daha doğal ve daha kolay hale gelecektir.

Rahat olmakta zorlanıyorsanız, zeminin daha rahat olması için iki veya üç minder kullanmaktan çekinmeyin.

Birkaç kez denediyseniz ve otururken rahatlık bulamıyorsanız, korkmanıza gerek yoktur. Yürüme meditasyonunu da deneyebilirsiniz.

Kendinize net bir yol seçin ve hedefiniz hakkında çok fazla düşünmek zorunda kalmamak için yavaşça yürüyün.

Bir Meditasyon Nesnesi Seçin

Seçtiğiniz meditasyon nesnesi fiziksel bir nesne veya bir düşünce olabilir. Birini seçmenizin nedeni, beyninizin daha kolay odaklanmasına izin vermesidir. Bu, düşüncelerinizin dolaşmasını önler ve meditasyonu daha etkili hale getirir.

Mumlar genellikle meditasyon nesnesi olarak kullanılır. Alevin titremesine bakmak kolaydır ve birçok insanın kendisini rahat hissetmesini sağlar.

Meditasyon nesnenizin fiziksel olarak yakın olması bile gerekmez. Bir zamanlar gördüğünüz güzel bir çiçeği resmedebilir veya okyanusu hatırlayıp görüntüsünü alabilirsiniz. Nesneyi zihninizde net bir şekilde hayal edebildiğiniz sürece işe yarayacaktır.

Bir Mantra Seçin

Mantra, meditasyonunuz boyunca tekrarlayacağınız bir cümle veya kelimedir. Mantrayı yüksek sesle veya içten söylemeyi seçebilirsiniz; bu gerçekten size bağlıdır. Mantra’nız kişisel olarak sizin için anlamlı bir şey olmalıdır.

Seçtiğiniz mantra farkındalığınıza veya zihninize entegre etmek istediğiniz bir şey olmalıdır. Örneğin, “Ben mutluluğu seçiyorum” mantrasını seçebilirsiniz. Bu mantra gün içinde neşeli hissetmeye odaklanma fikrini pekiştirir.

Mantranız aynı zamanda “barış” gibi sadece bir kelime de olabilir.

Bir Rutin Yapın

Meditasyon bir kere yapabileceğiniz ve sonsuza dek unutabileceğiniz bir şey değildir. Alışkanlıkla yapılması gereken düzenli bir uygulamadır.

Meditasyonu zihniniz için uyku olarak düşünün – her gün uyuyorsunuz, değil mi? Zihninize, bedeninize verdiğiniz alışılmış dinlenmeyi vermek oldukça önemlidir.

İlk başlarda meditasyon yaparken hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Zihniniz başlangıçta bulanabilir ve hatta kendinizi uykuya dalarken bile bulabilirsiniz.

Ancak bu sorun değil – başarılı meditasyon zaman alan bir öğrenme sürecidir. Kendinizi rahatlatın ve küçük artışlarla başlayın.

İlk zamanlarda 2 ila 5 dakika bile yeterli olacaktır. Kendinizi geliştirdikçe günlük meditasyona daha fazla zaman ayırabileceksiniz.

2.Aşama: Daha Dikkatli Olun

Dikkatli olmak için önce bunun ne anlama geldiğini anlamanız gerekir. Dikkatli olmak, etrafınızda olup bitenlerin aktif olarak farkında olduğunuz anlamına gelir.

Fiziksel hislerinize ve duygularınıza bilinçli bir şekilde dikkat etmek için kendinizi eğitin. Daha dikkatli olmak, kendinize ve etrafınızdaki dünyaya uyum sağlamanıza izin verecektir.

Daha dikkatli olmayı öğrendikçe, yargıdan kaçınmaya çalışın.

Gördüğünüz şeyin “doğru” veya “yanlış ” olup olmadığına dair bir görüş oluşturmadan gözlemleyin ve kabul edin.”

Örneğin, stresli hissediyorsanız kendinizi yargılamayın. Sadece duygularınızı ve nasıl hissettiğinizi kabul edin ve gözlemleyin.

Dışarı Çıkın

Dışarıda vakit geçirmek ve gördüklerinizi gözlemlemek daha dikkatli olmanıza yardımcı olabilir.

Elektronik eşyalarınızı ve cep telefonunuzu evde veya en azından gözden uzakta bırakmayı deneyin. Bu, şimdiki anda ve çevrenizdeki dünyaya odaklanmanıza yardımcı olacaktır.

Yaratıcı Olun

Araştırmalar, dikkatli meditasyonun yaratıcılık bloklarını iyileştirmenin harika bir yolu olduğunu göstermektedir. Ayrıca, dikkatli olmak yeteneklerinizin yollarını açar. Yaratıcı yanınızla müzik, resim, yazı vb şeyler. deneyerek bundan yararlanabilirsiniz.

Küçük Şeylere Odaklanın

Günlük yaşam çok yorucu ve telaşlı hale gelebilir. Daha dikkatli olmak, daha sakin hissetmenize ve üçüncü gözünüzü daha iyi kullanabilmenize yardımcı olabilir. Etrafınızdaki şeylere ve rutininizin her yönüne dikkat edin.

Örneğin, duş alırken fiziksel hisleri bilinçli olarak gözlemleyin. Ilık suyun omuzlarınızdan nasıl aktığını hissedin ve şampuanınızın ferahlatıcı kokusunu alın.

3.Aşama: Üçüncü Gözünüzü Açmanın Yararlarından Faydalanma

Huzurlu Hissedin

Üçüncü gözünüz açık olduğunda kendinizi daha huzurlu hissedeceksiniz. Bunun nedeni, üçüncü gözünüzü açmayı öğrendiğinizde, daha büyük bir şefkat duygusu elde edebilmenizdir.

Genel olarak kendinizle daha fazla ilgilenmeniz, kendinize karşı daha fazla şefkat hissetmenizi sağlayacaktır. Sonuç olarak, daha fazla güven ve daha az endişe hissedeceksiniz.

Daha Bilgili Olun

Birçok insan üçüncü gözlerini açmayı tercih eder, çünkü onları daha akıllı ve bilgili hale getireceğine inanırlar.

Üçüncü gözünüzü açmak çevrenizle ilgili algınızı arttırdığından, içinde yaşadığınız dünya hakkında daha fazla bilgi edinmenizi sağlar.

Üçüncü gözünüzü açarak daha fazla bilgelik kazanabilir, duygularınızı daha iyi anlayabilir ve onlarla başa çıkabilmek için kendinizi daha yetenekli hissedebilirsiniz.

Daha Sağlıklı Olun

Üçüncü gözünüzün açılmasıyla stres seviyeleriniz düşecektir. Kendinizi daha bilinçli ve huzurlu hissedeceksiniz.

Düşük stres seviyeleri, daha düşük kan basıncı ve daha düşük depresyon gibi birçok sağlık yararı ile birlikte gelir.

Sıklıkla baş ağrısı ve mide rahatsızlığı yaşıyorsanız bunlarda bir azalma görebilirsiniz.

Üçüncü Gözünüzün Açık Olduğunu Nasıl Anlarsınız

Üçüncü gözünüzün ne zaman açıldığından nasıl emin olabileceğinizi merak ediyor olabilirsiniz.

Değişikliğin çoğunluğu sizin içinizde olacak ve saydığım belirtileri yaşamaya başladığınızda bunları fark edeceksiniz, ancak epifiz bezinizin açıldığını bilmenize yardımcı olacak bazı kesin işaretlerde vardır. Şimdi bunlardan bazılarına bir bakalım.

Kaşlar Arasında Basınç Hissi: Tipik olarak, üçüncü gözünüz derin bir seviyede ortaya çıktığında, kaşlarınız arasında bir basınç hissi hissedeceksiniz.

Öngörü: Üçüncü gözünüzün açılmasıyla birlikte sezginiz doğal olarak artacaktır. Zamanla güçlenebilecek bu sezgisel hisleri alırsanız, muhtemelen üçüncü gözünüzü açmış olursunuz. Bu sezgi hayatınızda yol gösterici bir ilke haline gelebilir.

Kalıcı, Kademeli Değişim: Üçüncü gözünüzün açılışında ani bir değişiklik yaşayabilirsiniz. Saymış olduğum faydaları deneyimlemeye başladığınızı fark ederseniz, bu üçüncü gözünüzü açmayı başardığınızın olumlu bir işaretidir.

Daha Derin Öz Güven: Üçüncü gözünüz açıldığında, kendinize daha fazla güvenmeye ve yaşamın birçok zorluğu sırasında içsel benliğinize daha fazla güvenmeye başlayacaksınız.

Işıklar: Bu, yaşayabileceğiniz en dramatik işaretlerden biridir. Üçüncü gözünüze derinlemesine meditasyon yaparken ve yoğunlaşırken, manevi gözün ışığı ortaya çıkabilir.

Bu, dairesel görünen birkaç farklı şekil ve ışıkta kendini gösterebilir, ancak tam açıldığında, onu çevreleyen altın bir daire ile koyu mavi bir kürede beş noktalı beyaz bir yıldız gibi görünmelidir.

“Bu manevi gözün son formudur, dünyadaki kültürlerde yüzyıllardır anlatılmıştır ve sonuç olarak birçok dini eser ve sanat eserinde de kullanılır.